Başlığı ben atmadım, askerde olduğum süre boyunca evde maç izlenmediğinden maçtan önce kardeşim abi bu akşam maç mı var? oooo return of "bağırış çağırış" dedi, sinirden ona gülüyorum çocuk ne güzel analiz yapmış.
Sakatlıklardan dolayı ideal 11 diye betimlediğimiz ve sezon başından beri hiç bir zaman bir arada oynayamayan takımdan bu sefer çok fazla oyuncu yoktu. Fatih hoca da fırsattan istifade 3'lü savunmaya devam kararı vererek en azından orta sahayı vermemek ve topa sahip olmayı planlamıştı. Hocanın planladığı orta sahaya sahip olma ve topa hakim olma hem nicelik üstünlük hemde rakip orta sahanın milli takımdan aşırı yorgun gelmesi nedeniyle tutmuştu.
Ancak futbolun bir skor oyunu olduğu ve meşin yuvarlığın 2 oda 1 salon büyüklüğündeki kaleden içeri girmedikçe bir şey ifade etmediğini hemen hemen her seferinde bize söyleyen fatih hocanın kendisi - ki ben bu argümana katılmıyorum-, 2 senedir iyi futbolun peşinden gitmek yerine kazanan daima haklıdır düsturu ile bize yani taraftara ayar verip duruyordu.Bu maçta ise Son 2 lig maçındaki futbol şansı yanında olmayınca devre 0-0 bitti.
Burada Adem Büyük'e bir parantez açmak istiyorum, hiç bir şey yokken orta sahada arkası dönük adama arkadan neden tekme attığını, sonrasında tekme attığı adama neden atarlandığını, kart gördükten sonra hakeme neden sövmeye devam ettiğini, 2. devrede rakip ceza sahasında sırtı dönük adama neden tekme attığını sormak istiyorum. Zira saha içerisinde yaptıkları TV ekranında onun zeka pırıltıları olarak bize gözüktü.
Maça dönecek olursak 2. devrenin başında okan hocanın oyuncu değişikliği ile oyun üstünlüğünü eline almasını beklerdim, ancak o çok uzun süre aynı 11 ile devam etti akabinde zorunlu mahmut değişikliği ve peşine berkay özcan değişikliği ile 2 tane ofansif orta sahayı oyuna attı, oyuna attığı bu taze ayaklar girdikten 10 dakika sonra bizim fileleri havalandırmıştı bile. Biz ise halen Crivelli'nin rüzgarı ile yere düşen Marcao ile oyuna devam ediyorduk, yedek kulübesinde eminim ondan çok daha iyi mücadele edecek 2003 doğumlu kardeşimiz otururken hemde.
Basın toplantısını dinlemeden bu yazıyı yazdım, basın toplantısı büyük ihtimal sakat oyuncular , milli araya sövmeler ve ocak ayına göndermeler ile geçip gidecek.
Tek isteğim var, fatih hocam ! bizimle taşşak geçmeyi bırak şu takımdaki zeka seviyesi yerlerde olan oyuncuları ivedi şekilde takımdan gönder, yerine adam almasanda olur!
başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Kasım 2019 Cuma
23 Eylül 2019 Pazartesi
Eski Sevgiliden Hayat Öpücüğü

Hafta içindeki Avrupa Ligi mesaisinin ardından Pazartesiye sarkan fikstürden takımların durumları itibarıyla Beşiktaş-Başakşehir maçını tercih etmiştim, ancak ilk devre uyumamak için kendimi çekirdeğe vermek zorunda kaldım. Öyle ki devre arasında Metin Tekin, Önder Özen ikilisi ilk devre hakkında ne diyecek diye merak ederken Önder hoca " ilk devrede değerlendirilecek bir futbol yoktu" cümlesiyle beni doğruladı.
2. devreye Başakşehir oyuncu kalitesini bir tık daha sahaya yansıtmaya başlayınca oyunda kontrolü ele geçirdi. Tehlikeli olmasa da atak yoğunluğunu arttıran Başakşehir defanstan seken bir İrfan Can şutunun Crivelli'nin önünde kalmasıyla 0-1 öne geçti.
Skorunda aleyhine dönmesiyle Beşiktaş takımında mental çöküş dikkat gözle görülürken, tribünlerden Fikret Orman protestoları ve Sergen Yalçın tezahüratları yükseliyordu. Şuursuzca hücum eden Beşiktaş'a karşı tıpkı dünkü Galatasaray gibi Başakşehir'de bir çok kontra atak şansı yakalarken son paslardaki beceriksizlikleri sebebiyle maçı koparamadı. Maçın ilerleyen dakikalarında Okan Hocanın yaptığı her değişiklik Beşiktaş baskısına davetiye çıkarır cinstendi. Demba Ba, Mehmet Topal, Arda Turan gibi fiziksel olarak bitik oyuncular sebebiyle Başakşehir'de hareket edebilen oyuncu sayısı 1 elin parmağını geçmeyecek sayıya indi. Arda Turan o kadar etkisizdiki oyunda kaldığı 10 dakikada ayağına top dahi değmedi. Bu kadar olumsuzluğa rağmen Başakşehir yine de maçı kazanabilecek durumdayken Epureanu'nun gereksiz bir müdahalesinin penaltıyla sonuçlanması 2 puanın kaybolmasına, Abdullah Avcı'nın Beşiktaş'ın başındaki ömrünün 1 hafta daha uzamasına neden oldu.
Maçın hakemi Suat Arslanboğa son dönemlerde izlediğim en kötü hakem yönetimlerinden birini gösterdi, kartları doğru kullanamadı, sürekli yanlış kararlar verdi.
Beşiktaş'ın yeni transferi N'kodu normalde Beşiktaş kapalısının nefret edeceği tipten sürekli kendini yere atıp onlarca takla atan bir tip, birinin uyarması lazım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)