Spor-Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor-Toto Süper Lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2019 Cuma

Return of "bağırış çağırış"

Başlığı ben atmadım, askerde olduğum süre boyunca evde maç izlenmediğinden maçtan önce kardeşim abi bu akşam maç mı var? oooo return of "bağırış çağırış" dedi, sinirden ona gülüyorum çocuk ne güzel analiz yapmış.

Sakatlıklardan dolayı ideal 11 diye betimlediğimiz ve sezon başından beri hiç bir zaman bir arada oynayamayan takımdan bu sefer çok fazla oyuncu yoktu. Fatih hoca da fırsattan istifade 3'lü savunmaya devam kararı vererek en azından orta sahayı vermemek ve topa sahip olmayı planlamıştı. Hocanın planladığı orta sahaya sahip olma ve topa hakim olma hem nicelik üstünlük hemde rakip orta sahanın milli takımdan aşırı yorgun gelmesi nedeniyle tutmuştu.

Ancak futbolun bir skor oyunu olduğu ve meşin yuvarlığın 2 oda 1 salon büyüklüğündeki kaleden içeri girmedikçe bir şey ifade etmediğini hemen hemen her seferinde bize söyleyen fatih hocanın kendisi - ki ben bu argümana katılmıyorum-,  2 senedir iyi futbolun peşinden gitmek yerine kazanan daima haklıdır düsturu ile bize yani taraftara ayar verip duruyordu.Bu maçta ise Son 2 lig maçındaki futbol şansı yanında olmayınca devre 0-0 bitti.

Burada Adem Büyük'e bir parantez açmak istiyorum, hiç bir şey yokken orta sahada arkası dönük adama arkadan neden tekme attığını, sonrasında tekme attığı adama neden atarlandığını, kart gördükten sonra hakeme neden sövmeye devam ettiğini, 2. devrede rakip ceza sahasında sırtı dönük adama neden tekme attığını sormak istiyorum. Zira saha içerisinde yaptıkları TV ekranında onun zeka pırıltıları olarak bize gözüktü.


Maça dönecek olursak 2. devrenin başında okan hocanın oyuncu değişikliği ile oyun üstünlüğünü eline almasını beklerdim, ancak o çok uzun süre aynı 11 ile devam etti akabinde zorunlu mahmut değişikliği ve peşine berkay özcan değişikliği ile 2 tane ofansif orta sahayı oyuna attı, oyuna attığı bu taze ayaklar girdikten 10 dakika sonra bizim fileleri havalandırmıştı bile. Biz ise halen Crivelli'nin rüzgarı ile yere düşen Marcao ile oyuna devam ediyorduk, yedek kulübesinde eminim ondan çok daha iyi mücadele edecek 2003 doğumlu kardeşimiz otururken hemde.

Basın toplantısını dinlemeden bu yazıyı yazdım, basın toplantısı büyük ihtimal sakat oyuncular , milli araya sövmeler ve ocak ayına göndermeler ile geçip gidecek.

Tek isteğim var, fatih hocam ! bizimle taşşak geçmeyi bırak şu takımdaki zeka seviyesi yerlerde olan oyuncuları ivedi şekilde takımdan gönder, yerine adam almasanda olur!


15 Eylül 2010 Çarşamba

Galatasaray 1-0 Gaziantepspor : Çook çalışmak lazım çook

Referandum nedeni ile hafta içine sarkmış bir maç, üstelik maç günü istanbul'u altına üstüne getirmişim, ve en doğal hakkım olarak güzel futbol görmek istiyorum, ancak ne mümkün. Nedenler mi hemen anlatayım



1. Tolunay Kafkas : Balta bir adamsın hocam kusura bakma topçuykende bir numaranı görmemiştim, kariyerinin sonlarına doğru bizde de oynadın hatta bazı yöneticilerin egoları yüzünden. Antrenör olarakta değişen pek bir şeyin yok hocam kayseride ne kadar katliam kaos futbolcuların varsa antep'te aynı ortamı yakalamışsın sana yan masadan buzlu rakı gönderiyorum keline sürer serinlersin



2. Frank Rijkaard: Dün matem günüydü yine simsiyah takımlar içersinde çıktı hoca genele göre ilk defa ilk dakikalardan oyunculara bağırmaya başladı şaşırttı beni, bağırmakta da haklıydı adamın bir tane istediği ya yapılmıyor ya da yapı(la)mıyor.




3. Ali Turan: Tamam kabul sen sağ bek değilsin de abi hızlı hücüma çıkarken her seferinde topa basıp buyrun arkadaşlar defansınıza yerleşin demek için de kusura bakmasın geri zekalı olmak lazım, yok bir de bu adam yüzünden sabri yaratığına c.ronaldo muamelesi yapıyor tribünler ona yanıyorum.



4. ve Assolist Mustafa Sarp: Abi şerefsizim dövme günah olmasa bu adamın forma yırtarken ki halini dövme yaptırırdım, bu kadar yalan bir futbolcu daha olamaz, eli belinde hücüma katılma mı dersin var, defansta savunmaya yardım etmeme mi var, hakemin arkasında saklanarak oynama mı var, ileri hariç her tarafa pas vermemi mi o da var, e baba senin yaptıklarını ben de yaparım be olay zaten girecek toplara yetişip gol atmak değil yeğen olay yırttığın formanın hakkını vermek.

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Geçici mi Kalıcı mı bu Huzur




Galatasaray dün akşam eskişehir deplasmanından çıkartarak sezonun ilk puanları ile tanıştı, özel sebeplerim nedeni ile ilk yarısını izleyemedim karşılaşmanın sadece ilk 2 golü tekrardan izledim, ikiside birbirinden komik 2 gole baros'un golünde ivesa amatör küme takımlarının kalecileri gibi bir hata yaptı topu göğsüyle düzeltmeye çalışırken baros'un önüne düşürü verdi, baros da affetmedi, eskişehir'in golünde ise ufuk yandan gelen topu alamadı ıskaladı topa yetişen oyuncu ortaya çevirdi diğeri ne dokunmak kaldı. İvesa'nın derdi nedir bilmiyorum ama ufuk'taki problem tamamen güven ile alakalı, ufuk'a tamam kardeşim sen ne kadar hata yaparsan yap sen kalecisin denmeli yane yaptığı hatalar tamamen kararsızlıktan kaynaklanan problemler.

Maçın 2. yarısı ise gayet hareketliydi, bunun nedeni ise eskişehir'in yenmek için üzerimize gelmesinden kaynaklanıyordu. Bu dakikalar eskişehirde tello, sezer, koray etkili oynarken batuhan'ın beceriksizliği ve hantallığı eskişehir'i bitiren noktaydı. Galatasaray'da Milan Baros, Arda oyuna hareketlendirmeye çalışırken belki de bu sezon ilk defa mustafa ve ayhan hücuma destek verebiliyordu, orta sahadan az bir katkı alan takım skoru değiştiri verdi.

Hakan Balta'nın olmadığı maçta bütün faturanın doğru kişiye kesildiği gibi bir kanaat oluşmasın, defansımız evlere şenlik batuhan olmasa defans yine hallaç pamuğuna dönerdi.


Bunlarda İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails