Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Şubat 2013 Perşembe
15 Eylül 2010 Çarşamba
Galatasaray 1-0 Gaziantepspor : Çook çalışmak lazım çook
Referandum nedeni ile hafta içine sarkmış bir maç, üstelik maç günü istanbul'u altına üstüne getirmişim, ve en doğal hakkım olarak güzel futbol görmek istiyorum, ancak ne mümkün. Nedenler mi hemen anlatayım

1. Tolunay Kafkas : Balta bir adamsın hocam kusura bakma topçuykende bir numaranı görmemiştim, kariyerinin sonlarına doğru bizde de oynadın hatta bazı yöneticilerin egoları yüzünden. Antrenör olarakta değişen pek bir şeyin yok hocam kayseride ne kadar katliam kaos futbolcuların varsa antep'te aynı ortamı yakalamışsın sana yan masadan buzlu rakı gönderiyorum keline sürer serinlersin

2. Frank Rijkaard: Dün matem günüydü yine simsiyah takımlar içersinde çıktı hoca genele göre ilk defa ilk dakikalardan oyunculara bağırmaya başladı şaşırttı beni, bağırmakta da haklıydı adamın bir tane istediği ya yapılmıyor ya da yapı(la)mıyor.

3. Ali Turan: Tamam kabul sen sağ bek değilsin de abi hızlı hücüma çıkarken her seferinde topa basıp buyrun arkadaşlar defansınıza yerleşin demek için de kusura bakmasın geri zekalı olmak lazım, yok bir de bu adam yüzünden sabri yaratığına c.ronaldo muamelesi yapıyor tribünler ona yanıyorum.

4. ve Assolist Mustafa Sarp: Abi şerefsizim dövme günah olmasa bu adamın forma yırtarken ki halini dövme yaptırırdım, bu kadar yalan bir futbolcu daha olamaz, eli belinde hücüma katılma mı dersin var, defansta savunmaya yardım etmeme mi var, hakemin arkasında saklanarak oynama mı var, ileri hariç her tarafa pas vermemi mi o da var, e baba senin yaptıklarını ben de yaparım be olay zaten girecek toplara yetişip gol atmak değil yeğen olay yırttığın formanın hakkını vermek.

1. Tolunay Kafkas : Balta bir adamsın hocam kusura bakma topçuykende bir numaranı görmemiştim, kariyerinin sonlarına doğru bizde de oynadın hatta bazı yöneticilerin egoları yüzünden. Antrenör olarakta değişen pek bir şeyin yok hocam kayseride ne kadar katliam kaos futbolcuların varsa antep'te aynı ortamı yakalamışsın sana yan masadan buzlu rakı gönderiyorum keline sürer serinlersin

2. Frank Rijkaard: Dün matem günüydü yine simsiyah takımlar içersinde çıktı hoca genele göre ilk defa ilk dakikalardan oyunculara bağırmaya başladı şaşırttı beni, bağırmakta da haklıydı adamın bir tane istediği ya yapılmıyor ya da yapı(la)mıyor.

3. Ali Turan: Tamam kabul sen sağ bek değilsin de abi hızlı hücüma çıkarken her seferinde topa basıp buyrun arkadaşlar defansınıza yerleşin demek için de kusura bakmasın geri zekalı olmak lazım, yok bir de bu adam yüzünden sabri yaratığına c.ronaldo muamelesi yapıyor tribünler ona yanıyorum.

4. ve Assolist Mustafa Sarp: Abi şerefsizim dövme günah olmasa bu adamın forma yırtarken ki halini dövme yaptırırdım, bu kadar yalan bir futbolcu daha olamaz, eli belinde hücüma katılma mı dersin var, defansta savunmaya yardım etmeme mi var, hakemin arkasında saklanarak oynama mı var, ileri hariç her tarafa pas vermemi mi o da var, e baba senin yaptıklarını ben de yaparım be olay zaten girecek toplara yetişip gol atmak değil yeğen olay yırttığın formanın hakkını vermek.
30 Ağustos 2010 Pazartesi
Geçici mi Kalıcı mı bu Huzur



Galatasaray dün akşam eskişehir deplasmanından çıkartarak sezonun ilk puanları ile tanıştı, özel sebeplerim nedeni ile ilk yarısını izleyemedim karşılaşmanın sadece ilk 2 golü tekrardan izledim, ikiside birbirinden komik 2 gole baros'un golünde ivesa amatör küme takımlarının kalecileri gibi bir hata yaptı topu göğsüyle düzeltmeye çalışırken baros'un önüne düşürü verdi, baros da affetmedi, eskişehir'in golünde ise ufuk yandan gelen topu alamadı ıskaladı topa yetişen oyuncu ortaya çevirdi diğeri ne dokunmak kaldı. İvesa'nın derdi nedir bilmiyorum ama ufuk'taki problem tamamen güven ile alakalı, ufuk'a tamam kardeşim sen ne kadar hata yaparsan yap sen kalecisin denmeli yane yaptığı hatalar tamamen kararsızlıktan kaynaklanan problemler.
Maçın 2. yarısı ise gayet hareketliydi, bunun nedeni ise eskişehir'in yenmek için üzerimize gelmesinden kaynaklanıyordu. Bu dakikalar eskişehirde tello, sezer, koray etkili oynarken batuhan'ın beceriksizliği ve hantallığı eskişehir'i bitiren noktaydı. Galatasaray'da Milan Baros, Arda oyuna hareketlendirmeye çalışırken belki de bu sezon ilk defa mustafa ve ayhan hücuma destek verebiliyordu, orta sahadan az bir katkı alan takım skoru değiştiri verdi.
Hakan Balta'nın olmadığı maçta bütün faturanın doğru kişiye kesildiği gibi bir kanaat oluşmasın, defansımız evlere şenlik batuhan olmasa defans yine hallaç pamuğuna dönerdi.
14 Ağustos 2010 Cumartesi
Sivas'ın Yollarına
Galatasaray Lorik Cana ve Pino ile yabancı transferini bana göre bitirdiği sezonun lig maratonuna başlıyor hadi hayırlısı. Galatasaray'ın sezon açılışları genellikle sıkıntısız geçiyor öyle ki Galatasaray, lig tarihindeki açılış maçlarında toplam 36 galibiyet, 9 yenilgi, 7 beraberlik aldı.
-AÇILIŞ MAÇLARI-
Galatasaray'ın, lig tarihinde sezonun ilk haftasındaki maçlarda aldığı sonuçlar şöyle:
Sezon Maç Sonuç
------- ------------------------------- -----
1959 Ankara Demirspor - Galatasaray 0 - 2
1959-60 Galatasaray - Beykoz 2 - 0
1960-61 Galatasaray - Vefa 2 - 0
1961-62 Şekerhilal - Galatasaray 0 - 1
1962-63 Göztepe - Galatasaray 0 - 1
1963-64 Galatasaray - Kasımpaşa 0 - 0
1964-65 Galatasaray - Feriköy 4 - 0
1965-66 Galatasaray - Vefa 1 - 2
1966-67 Hacettepe - Galatasaray 1 - 1
1967-68 Mersin İdmanyurdu - Galatasaray 1 - 2
1968-69 Galatasaray - Vefa 1 - 0
1969-70 Galatasaray - Altınordu 2 - 0
1970-71 Bursaspor - Galatasaray 1 - 0
1971-72 Galatasaray - Eskişehirspor 1 - 1
1972-73 Galatasaray - PTT 3 - 0
1973-74 Galatasaray - Bolu 3 - 1
1974-75 Galatasaray - Giresunspor 2 - 0
1975-76 Galatasaray - Trabzonspor 1 - 2
1976-77 Boluspor - Galatasaray 1 - 0
1977-78 Galatasaray - Zonguldakspor 1 - 0
1978-79 Galatasaray - Diyarbakırspor 3 - 0
1979-80 Göztepe - Galatasaray 3 - 1
1980-81 Galatasaray - Eskişehirspor 4 - 1 (İzmir)
1981-82 Adana Demirspor - Galatasaray 1 - 3
1982-83 Galatasaray - Mersin İdmanyurdu 1 - 0
1983-84 Galatasaray - Karagümrük 4 - 0
1984-85 Galatasaray - Denizlispor 0 - 1
1985-86 Galatasaray - Samsunspor 3 - 0
1986-87 Galatasaray - Trabzonspor 0 - 1 (Sakarya)
1987-88 Eskişehirspor - Galatasaray 0 - 1
1988-89 Galatasaray - Karşıyaka 4 - 1
1989-90 Samsunspor - Galatasaray 1 - 0
1990-91 Galatasaray - Boluspor 1 - 1
1991-92 Galatasaray - Sarıyer 2 - 0
1992-93 Gençlerbirliği - Galatasaray 0 - 3
1993-94 Galatasaray - Zeytinburnuspor 3 - 0
1994-95 Galatasaray - Gençlerbirliği 3 - 1
1995-96 Vanspor - Galatasaray 0 - 1
1996-97 Vanspor - Galatasaray 1 - 2
1997-98 Ankaragücü - Galatasaray 0 - 0
1998-99 Galatasaray - Altay 3 - 1
1999-00 Galatasaray - Gaziantepspor 1 - 2
2000-01 Denizlispor - Galatasaray 0 - 1
2001-02 Gaziantepspor - Galatasaray 1 - 1
2002-03 Galatasaray - Samsunspor 4 - 1
2003-04 Galatasaray - Diyarbakırspor 2 - 1
2004-05 Galatasaray - Konyaspor 3 - 1
2005-06 Galatasaray - Konyaspor 2 - 1
2006-07 Ankaraspor - Galatasaray 1 - 1
2007-08 Galatasaray - Çaykur Rizespor 4 - 0 (Seyircisiz)
2008-09 Galatasaray - Denizlispor 4 - 1
2009-10 Gaziantepspor - Galatasaray 2 - 3
Sivasspor ile ilk kez sezon açılışında karşılaşıyoruz ki bu bana göre iyi bir şey kışın orda hangi şartlar oluştuğunu biliyoruz ve zaten sivas'ta sağlam bir sabıkamız var.
-AÇILIŞ MAÇLARI-
Galatasaray'ın, lig tarihinde sezonun ilk haftasındaki maçlarda aldığı sonuçlar şöyle:
Sezon Maç Sonuç
------- ------------------------------- -----
1959 Ankara Demirspor - Galatasaray 0 - 2
1959-60 Galatasaray - Beykoz 2 - 0
1960-61 Galatasaray - Vefa 2 - 0
1961-62 Şekerhilal - Galatasaray 0 - 1
1962-63 Göztepe - Galatasaray 0 - 1
1963-64 Galatasaray - Kasımpaşa 0 - 0
1964-65 Galatasaray - Feriköy 4 - 0
1965-66 Galatasaray - Vefa 1 - 2
1966-67 Hacettepe - Galatasaray 1 - 1
1967-68 Mersin İdmanyurdu - Galatasaray 1 - 2
1968-69 Galatasaray - Vefa 1 - 0
1969-70 Galatasaray - Altınordu 2 - 0
1970-71 Bursaspor - Galatasaray 1 - 0
1971-72 Galatasaray - Eskişehirspor 1 - 1
1972-73 Galatasaray - PTT 3 - 0
1973-74 Galatasaray - Bolu 3 - 1
1974-75 Galatasaray - Giresunspor 2 - 0
1975-76 Galatasaray - Trabzonspor 1 - 2
1976-77 Boluspor - Galatasaray 1 - 0
1977-78 Galatasaray - Zonguldakspor 1 - 0
1978-79 Galatasaray - Diyarbakırspor 3 - 0
1979-80 Göztepe - Galatasaray 3 - 1
1980-81 Galatasaray - Eskişehirspor 4 - 1 (İzmir)
1981-82 Adana Demirspor - Galatasaray 1 - 3
1982-83 Galatasaray - Mersin İdmanyurdu 1 - 0
1983-84 Galatasaray - Karagümrük 4 - 0
1984-85 Galatasaray - Denizlispor 0 - 1
1985-86 Galatasaray - Samsunspor 3 - 0
1986-87 Galatasaray - Trabzonspor 0 - 1 (Sakarya)
1987-88 Eskişehirspor - Galatasaray 0 - 1
1988-89 Galatasaray - Karşıyaka 4 - 1
1989-90 Samsunspor - Galatasaray 1 - 0
1990-91 Galatasaray - Boluspor 1 - 1
1991-92 Galatasaray - Sarıyer 2 - 0
1992-93 Gençlerbirliği - Galatasaray 0 - 3
1993-94 Galatasaray - Zeytinburnuspor 3 - 0
1994-95 Galatasaray - Gençlerbirliği 3 - 1
1995-96 Vanspor - Galatasaray 0 - 1
1996-97 Vanspor - Galatasaray 1 - 2
1997-98 Ankaragücü - Galatasaray 0 - 0
1998-99 Galatasaray - Altay 3 - 1
1999-00 Galatasaray - Gaziantepspor 1 - 2
2000-01 Denizlispor - Galatasaray 0 - 1
2001-02 Gaziantepspor - Galatasaray 1 - 1
2002-03 Galatasaray - Samsunspor 4 - 1
2003-04 Galatasaray - Diyarbakırspor 2 - 1
2004-05 Galatasaray - Konyaspor 3 - 1
2005-06 Galatasaray - Konyaspor 2 - 1
2006-07 Ankaraspor - Galatasaray 1 - 1
2007-08 Galatasaray - Çaykur Rizespor 4 - 0 (Seyircisiz)
2008-09 Galatasaray - Denizlispor 4 - 1
2009-10 Gaziantepspor - Galatasaray 2 - 3
Sivasspor ile ilk kez sezon açılışında karşılaşıyoruz ki bu bana göre iyi bir şey kışın orda hangi şartlar oluştuğunu biliyoruz ve zaten sivas'ta sağlam bir sabıkamız var.
10 Haziran 2010 Perşembe
Geçen 2 Gün

Evet proje teslimi interrail hazırlıkları derken son 2 gün bloga bakmaya pek vakit olmadı bu 2 günde neler yaşandı bi bakalım.
Sıcak gündem NBA finalleri ile başlayayım. NBA final serisinin 2. maçını tophanede lakerstr ekibi ile birlikte izledik. Öyle bir ortam oluşması ve hakemlerin fena halde maçın önüne geçmeleri nedeniyle maç aslında 2. planda kaldı benim için akılda kalan performans ray allen'ın 8-7 lik 3 sayı ilk yarı performansı ve maçı toplamda 8 3 sayılık ile bitirmesi ve rajon rondo'nun maçı triple double ile bitirirken aldığı 13 ribaunt ile maçın bu katagoride lideri olması.
3. maçı ise alarmın azizliğine uğrayarak izleyemedim gerek okuduğum recaplar gerekse kısa videolardan anladığım kadarı ile boston maçı 17 sayıdan getirmişken ray allen'ın kaçırdığı boş 3 lük sonra derek 'orospu çocuğu' fisher'ın 3 uzun arasından çıkardığı basket faul maçı lakers'a getirdi.

Bu orospu çocuğu konusu ise farklı NBA'de 3 adet var bunlardan biri lanetime uğrayıp bıraktı Matt Harpring, diğeri halen oynuyor Paul Millsap diğeri malumunuz fisher ne enteresandır 3 oyuncuda utah forması giydi.
Futbol gündemine gelirsek;
Duyurusunu yaptığımız kombine olayında bizzat yer aldık, sabahın ilk ışıkları ile stadın önündeydik uzayan listeler sonrası sabırlar taştı, 4 saatlik bir bekleme sonrası kenmizi numaralıda bulduk harbiden yorulmuştuk, o gün hem tophanenin devamıydı hemde fena bir yağmur yağıyordu, üstelik teslim edeceğim proje henüz hazır değildi.

Kombine dışında türk spor basını halen aynı oyuncular peşinde stoch, bjk'nin teknik direktörü,fenere kim gelecek, belli ki yarın başlayacak dünya kupası onlar içinde ilaç olacak.
15 Mayıs 2010 Cumartesi
Dananın Kuyruğu vol.2
Turkcell Süper Lig'de bugün dananın kuyruğu kopacak, şampiyonluk Fenerbahçe'nin elinde ve sütten ağzı yanmış bir takım olarak yoğurdu üfleyerek yiyecekler, tahminim maçın ilk yarım saatte kopacağı yönünde, bursa cephesinde ise galibiyetten başka çıkış yolu gözükmüyor, bursa'nın da eksik beşiktaş karşısında rahat bir galibiyet alacağını düşünüyorum.
Tahmini sıralama
1.fenerbahçe
2.bursaspor
3.galatasaray
4.beşiktaş
5.trabzonspor
evet yorumları bekliyorum!
Tahmini sıralama
1.fenerbahçe
2.bursaspor
3.galatasaray
4.beşiktaş
5.trabzonspor
evet yorumları bekliyorum!
27 Nisan 2010 Salı
Arda Mevzusu

Kaptan gidicek mi kalacak mı? Bu soru Fener derbisinden itibaren medyayı meşgul eden soru, taraftarın protestosuna içerlenmesinden sonra ise iyice yüksek sesle söylenmeye başlandı. En önemlisi Arda'nın düşüncesi, verdiği röportajlarda sürekli olarak son kararı kulübün vereceğini söylesede kaptanın yüz ifadesi hiç te burada kalmak ister gibi değil. Arda oynadığı futbolla kendi çıtasını o kadar yukarı koydu ki, şuan oynadığı futbol kötü görünüyor ki ben bu argümana katılmıyorum halen takımın en önemli oyuncusu kaptan. Hal böyle iken ülkemizin gerçeği magazin medyası iş başında arda'nın futbolu dışında herşeyi ırgalanmaya başlanıyor, aldığı arabadan, hatta plakadan, sevgilisinden ki -öyle sevgili bende de olsa bende top oynayamam- gittiği mekandan, kapattığı sinemadan. Bir nevi Arda Turan Türkiye'nin David Beckham'ı oluverdi. Beckham'ın sonunu biliyoruz United'dan ayrılıp İspanya'nın Real Madrid'in yolunu tutmustu, aynı senaryo Arda içinde gerçekleşecek gibime geliyor, ancak tek bir fark var Galatasaray'ın istediği bonservis ücretini verebilecek bir İspanyol takımı olmaması, eğer son 2 sene içerisinde olsa transferde şuursuz politika izleyen Real Madrid'de soluğu alabilirdi, ancak şu durumda Barça yada Real dışında hiç bir kulüp istenilen parayı veremez.
Peki Arda'nın kalma ihtimali yok mu, burada iş tamamiyle Galatasaray yönetiminin elinde, kulübe atanacak iyi bir menejer ile aslında sorunları çözecek anahtar gibi, son dönemlerde artan yabancı-yerli çekişmesine son verip, iyi bir harman oluşturulabilirse bu takımın bir 4 sene daha kupalara ambargo koyması hiç uzak ihtimal değil, atanacak menejerinde belki de canını dişine takıp yöneteceği en önemli adam da kaptan Arda olucaktır bu durumda.
Arda'nın İspanya dışında başka bir ülkeye transfer olması, ise Arda'nın kariyerinin 2. emre vakası olarak adlandırılmasına neden olabilir. Arda şu fizik durumu ile İtalya ve İngiltere'de beklentilerin çok altında kalır, bunun dışında Fransa ve Almanya'da harikalar yaratabilir ancak Galatasaray'dan ayrılıp burada ki kulüplere gitmek ne kadar mantıklı olur ?
20 Nisan 2010 Salı
88 Jenerasyonu ve Sinir Katsayıları Bölüm 2

Daha önce bizim jenarasyonun neden bu kadar sinirli bir yapıya sahip olduğunu Atletico Madrid maçından sonra yazmııştım, bugün okul dönüşü eve geldiğimde TV'de dönen haberi gördüğümde çok da şaşırmadım. Caner Erkin ve Arda Turan kavga etmiş kendisine sert giren Arda'ya kimsin sen adam mısın diye bağırmış bunun üzerine Arda'da yumruğu oturtup dudağını patlatmış Caner'in. Bizim jenarasyondan birini -Türkiye'de büyümüş ortamı görmüş - birinin bu kadar büyük bir takımın kaptanlığını yaptığı zaman olan olaya çok da şaşırmamak lazım, üstelik kavga ettiği biride bizim jenarasyondan biri ise. Yine de Arda'nın da Caner'in de yaptıklarını onaylamak mümkün değil, klüp gereken cezayı verecektir, ama çuvaldız Caner'e saplanır gibi bu olaydan sonra Caner'in bonservisinin alınmaması kesinleşti gibi Barış, Jo 'dan sonra 3. yolcu da Caner oldu.
19 Nisan 2010 Pazartesi
Levazımatcı Bilica
Maçın ardından sıcağı sıcağına yazmak, maçı ve yorumları tekrar tekrar dinledikten sonra yazıyı yazmak istedim, maç öncesi yazısında yazdığımız gibi başladı maç aslında, dediğim gibi mustafa denizlinin komplo teorilerini çözecek kadar yaşlı değilim çıkarttığı 9 defans ile yine bir süprize imza attı ve maçı bence teslim etti. Daha ilk hatayıda alex gol yapınca işler iyice arap saçına döndü. Beşiktaş 3 pas yapamazken fener de iyi değildi sadece 2 pozisyona girebildiler ve 2'i bulamadılar. İlk yarıda ilgimi çeken en önemli unsursa emre ne yaparsa yapsın kart görmemesi iyidi önce ibrahim kaşa sataştı sonra geldi arkadan toramana sağlam tekme attı her pozisyona itiraz etti ancak kart görmedi.
İkinci yarıya uğur inceman kaş değişikliği ile başladı beşiktaş ki ilk yarıda çok aksayan ismaili kenara almasını bekliyordum. Fenerbahçe ise sanki maç bitmiş gibiydi ilginç bir şekilde guiza ve alex dışında basan yoktu beşiktaş ise bal yapmayan arı gibiydi organizasyon yapma özürlü orta saha yerine yaratıcı oyuncular olsa beşiktaş çok rahat goller bulabilirdi. Hakem ise kaldığı yerden devam ediyordu adeta iki tarafada saçma sapan kararlar veriyordu. Derken fitili ateşleyen hatayı yaptı bobonun luganoyu geçeceği pozisyonda lugano topu koltuğunun altına alıp şöle önüne aldı hakem penaltıyı veremedi derken beşiktaş tek net pozisyonunu ilk yarının en kötüsü ismailin hazırlaması ile buldu ancak uğur inceman topa vuramadı top auta giderken bilicanın uçan tekmesine mağruz kaldı hakem penaltıya koştu ancak kartını unuttu bu arada bilica gitti söve söve penaltı noktasına mezar kazdı durdu sonra durdu hızını alamadı babamın değişi ile galatasarayında beşiktaşında .... diye kazmaya devam etti, hakem bunuda görmedi sanırsam penaltıda yaptığı hareketten sarı kart gösterdi.Futbol oyun kurallarına göre bir oyuncu rakibine dezavantaj yaratacak şekilde direkler yada çizgiler ile oynar ve hakem tarafından cezalandırılmaz ise hükmen mağlup sayılır.Buna rağmen Bobo mezara topu koydu, iyi de vurdu aslında ancak derbilerin kalecisi volkan çok iyi çıkarttı yanlız maçtan sonraki heyecandan söylediği söz hoşuma gitti, 'penaltı kurtarılmaz, atılır' sadece heyecanına veriyorum ama fener yatsın kalksın volkana ve hakeme dua etsin önce bizim maç ardından bjk maçı volkan 3 puanı getiren adamdır.
Penaltıyı atabilse bobo eminim ki bjk maçı alacaktı, ancak kaçmasıylada bir o kadar yıkım yaşandı sinirler gerildi önce guiza toramanı hallaç pamuğu gibi attı sonra diklendi hakem kartını gösteremedi ardından gözünün önünde atılan dirseği seyirci baskısı ile kırmızı kart olarak cezalandırdı, uzatmalar hiç oynanmadı vederson ve toramanı atması ise tam facia idi vedersona her halde küfürden kırmızı verdi ama toramanın pozisyonunda kırmızı kartlı bir şey yoktu. Yine uzatmalardı semihin hiç bir şey yokken yüzünü tutup yere yatması ve alexin diklenişi ile zamanı çok rahat bir şekilde eritti fenerbahçe ve bu sezonki 12324544232. 1-0 lık galibiyetini aldı.
Haftaya bursayı yenip elimizle feneri şampiyon yapacağımız konuşuluyor ancak kasımpaşa eğer benim izlediğim maçlarda ki gibi oynarsa fenerbahçeyi yener gibime geliyor.
17 Nisan 2010 Cumartesi
Manisaspor 1-2 Galatasaray

Kazanmamız gereken maçı kazandık. Maça sezon başından beri çıkmamız gereken bir 11 ile yetenekli üretken iştahlı kadroyla çıktık ve etkisini de gördük ilk yarıda ofsayt verilen ancak ofsayt olmayan manisa atağı dışında pozisyon vermedik, ve golü de bulduk hatta keita biraz akıllı olsa 1 dakikada 2 gol birden bulacaktık.
İkinci yarıya manisa atak başladı ancak her zamanki hastalığa tutulmadık neill in savunmayı iyi organize etmesi ile büyük boşluklar oluşmadı , hücum da ise bizim oyunculardan çok manisalı oyuncuların bize yaptıkları asistler sayesinde pozisyonlar bulduk özellikle mehmet güvenin asisti ile barosun herkesi geçip adeta şeytandan çelme yiyen barosun pozisyonu acayipti. Derken o kadar acayip bir pozisyon yaşandı korneri kısa kullandık sağ taraftan yanılmıyorsam mehmet topal dı topu aykuta gönderdi herkes naptı bu salak derken aykut bekletmeden canere oynadı o da bekletmeden topu defansın arkasına gönderdi arkadan çıkan arda deparı attı kalecinin yanından topa dokundu zaten gol olacak topa baros geldi dokundu maç 2-0 oldu, 2. gol çalışılmış bir şey miydi bilmiyorum ama hakikaten çalışılmışsa gerçekten inanılmaz bir gol.
2-0 ı yakaladıktan sonra arda kenara geldi mustafa sarp oyuna girdi sinir katsayılarım yükseldi, sabri gidip gelmemeye başladı ve klasikleşmiş nazar boncuğumuzu mehmet topalın kafasından yedik, son dakikalarda elanoyla inanılmaz bir de gol kaçırdık santos solu keita solu zorladı çok büyük eziyet çekmeden maçı bitirdik.
Haftaya bursa ile oynayacağız yarın ki derbinin sonucu çok etkili olacaktır ancak ben bursayı yeneceğimize inanıyorum. derbi beşiktaş galibiyeti yada beraberlik ile biterse tadından yenmez bu lig demedi demeyin
10 Nisan 2010 Cumartesi
7 Nisan 2010 Çarşamba
Ay lav dis geym for çempiyins lig !!!!!

Bu lig olmasa inanın futbolu güzel yapan, heyecan katan, kitleleri peşinden sürükleyen özelliklerini unutacağız. Evet teknoloji gelişti artık bütün ligleri takip ediyor, hatta yetinmiyor bahis bile oynuyoruz ancak kendi ligimiz normal olarak kamoyunu inanılmaz meşgul ediyor ve genellikle de oynanan futbolun aksine hakemler, yöneticiler, demeçler konuşuluyor, işte bu anlarda şampiyonlar ligi imdadımıza yetişiyor adeta. Sırf çeyrek finaldeki maçlar bile bizim ligimizde oynanan iyi maç sayısına eşittir, ki buradaki iyi maç tanımını da sorgulamak lazım united-münih eşleşmesinin ve arsenal-barça eşleşmelerinin 2 maçıda inanılmaz heyecana sahne oldu bizi futbola tekrardan bağladı, sınavlara çalışmamızı engelledi belki de ama olsun 90 dakikalık mutluluklara ihtiyacımız var şu günlerde...
29 Mart 2010 Pazartesi
Helal Olsun Başkan
28 Mart 2010 Pazar
Galatasaray 0-1 Fenerbahçe
Mağlup olunan maçın ardından kızgınlık söylenmiş bir kaç söz duymak isteyenler okusun.
Balık baştan kokar abi kaç gündür günlük güneşlik olan hava bir anda inanılmaz bir yağmura bıraktı kendini, ardından Rijkaard'ın ilk 11'i bize ulaştı ki bu maçı yenemeyeceğimizin ilk göstergesiydi. Orta sahada top oynamak yerine bozacak adamlarla kuran hocamız (selçuk ile mehmet'in neyini bozucaksa artık) üstüne birde ileri 4'lüye de geri gelmeyin deyince maçta Fenerbahçe topa daha fazla sahip olmaya başladı. (Hani sezon başından beri felsefemiz topu ayağımızda tutmak pasa dayalı oynamaktı ya!) Bu kadar olumsuzluğa rağmen Fener o kadar kötüydü ki pozisyonlar bulmayı başardık ama gol gelmedi.
İkinci yarıda tahmin edemeyeceğim bir şey oldu hoca ilk kez bizi yanılttı Arda girerken Topal kenara gitti belki bu değişiklik bize maçı getirecekti öyle ki Arda girdikten saniyeler sonra Santos boş kaleye topu atamadı. Zaten ne olduysa o dakikadan sonra oldu takım ruhu diye bir şey kalmadı topu alan play station oynarmışcasına gitmeye başladı hoca'da bunu seyretti bizim gibi işte o dakika da derbilerin adamı selçuk 40 metreden topa vurdu Leo kale arkası kapalıdan bir hatun kesiyordu herhalde topa atladığında top ağlardaydı zaten, ( bu sene beşiktaş maçı dışında iyi bir maçı yok zaten).
Golü yedikten sonra tribün de futbolcularda kenar yönetim de tek kelimeyle iflas etti. Şuursuzca atılan uzun toplar Fenerlilerin yerde yatması derken 90. dakikada Volkan çıkarttığı şuta kadar hiç bir şey olmadı. Orada uyandık adeta ama çok geçti artık. Bu arada Volkan'ın götüyle topu düzeltişi tam bir Kartallı hareketiydi ben olsam aynısını yapardım hatta daha ağırını yapardım, tepki gösterenler olucaktır ama kimse kusura bakmasın ben ezeli rakibe 10 maçtır içerde beraberlik bile vermesem deplasmanlarda son 10 maçta galibiyet-mağlubiyet sayım aynı olsa o topu başka yerimle oynarım arkadaş.
Bu dakikadan sonra şampiyonlukla ilgili lakırdılar edilmeyecek ve artık önümüzdeki sezonun planlaması yapılacak ben başkanın yerinde olsam yapacaklarım;
1-hocayı göndermek: bu olmaz bir kere camia ve taraftar çok benimsedi Rijkaard'ı herhalde mevcutta bulunan Barcelona furyasındandır ama ben Madridli olduğum için gönderirdim
2-Mustafa Sarp,Servet Çetin,Leo Franco,Barış Özbek,Ayhan Akman bunların hepsini satış listesine koyarım kiralık alınan Jo,Santos ve Caner'e teşekkürlerimi sunarım.Transfer politikamda topla oynama becerisi olan en azından pas atmayı bilen oyuncuları almak üzerine kurarım
3-Adnan Sezgin'i görevden alırım. Profesyonel tarz bize uymaz abi gaz vericek adam lazım bize
4-Oyuncuların parasını yatırmam. Ne zaman başarılı olduysak paralar ödenmiyordu kenetlenme oluyordu dikkate almak lazım!
Maçtan sonra telefonu açmadığım yada cevap atmadıklarım kusura bakmasın, sinirle onlara bir şey sölerim diye cevap vermedim , hade eyvallah
Balık baştan kokar abi kaç gündür günlük güneşlik olan hava bir anda inanılmaz bir yağmura bıraktı kendini, ardından Rijkaard'ın ilk 11'i bize ulaştı ki bu maçı yenemeyeceğimizin ilk göstergesiydi. Orta sahada top oynamak yerine bozacak adamlarla kuran hocamız (selçuk ile mehmet'in neyini bozucaksa artık) üstüne birde ileri 4'lüye de geri gelmeyin deyince maçta Fenerbahçe topa daha fazla sahip olmaya başladı. (Hani sezon başından beri felsefemiz topu ayağımızda tutmak pasa dayalı oynamaktı ya!) Bu kadar olumsuzluğa rağmen Fener o kadar kötüydü ki pozisyonlar bulmayı başardık ama gol gelmedi.
İkinci yarıda tahmin edemeyeceğim bir şey oldu hoca ilk kez bizi yanılttı Arda girerken Topal kenara gitti belki bu değişiklik bize maçı getirecekti öyle ki Arda girdikten saniyeler sonra Santos boş kaleye topu atamadı. Zaten ne olduysa o dakikadan sonra oldu takım ruhu diye bir şey kalmadı topu alan play station oynarmışcasına gitmeye başladı hoca'da bunu seyretti bizim gibi işte o dakika da derbilerin adamı selçuk 40 metreden topa vurdu Leo kale arkası kapalıdan bir hatun kesiyordu herhalde topa atladığında top ağlardaydı zaten, ( bu sene beşiktaş maçı dışında iyi bir maçı yok zaten).
Golü yedikten sonra tribün de futbolcularda kenar yönetim de tek kelimeyle iflas etti. Şuursuzca atılan uzun toplar Fenerlilerin yerde yatması derken 90. dakikada Volkan çıkarttığı şuta kadar hiç bir şey olmadı. Orada uyandık adeta ama çok geçti artık. Bu arada Volkan'ın götüyle topu düzeltişi tam bir Kartallı hareketiydi ben olsam aynısını yapardım hatta daha ağırını yapardım, tepki gösterenler olucaktır ama kimse kusura bakmasın ben ezeli rakibe 10 maçtır içerde beraberlik bile vermesem deplasmanlarda son 10 maçta galibiyet-mağlubiyet sayım aynı olsa o topu başka yerimle oynarım arkadaş.
Bu dakikadan sonra şampiyonlukla ilgili lakırdılar edilmeyecek ve artık önümüzdeki sezonun planlaması yapılacak ben başkanın yerinde olsam yapacaklarım;
1-hocayı göndermek: bu olmaz bir kere camia ve taraftar çok benimsedi Rijkaard'ı herhalde mevcutta bulunan Barcelona furyasındandır ama ben Madridli olduğum için gönderirdim
2-Mustafa Sarp,Servet Çetin,Leo Franco,Barış Özbek,Ayhan Akman bunların hepsini satış listesine koyarım kiralık alınan Jo,Santos ve Caner'e teşekkürlerimi sunarım.Transfer politikamda topla oynama becerisi olan en azından pas atmayı bilen oyuncuları almak üzerine kurarım
3-Adnan Sezgin'i görevden alırım. Profesyonel tarz bize uymaz abi gaz vericek adam lazım bize
4-Oyuncuların parasını yatırmam. Ne zaman başarılı olduysak paralar ödenmiyordu kenetlenme oluyordu dikkate almak lazım!
Maçtan sonra telefonu açmadığım yada cevap atmadıklarım kusura bakmasın, sinirle onlara bir şey sölerim diye cevap vermedim , hade eyvallah
Galatasaray-Fenerbahçe
Maç günü yazı yazmak pek adetim değildir ancak bugün totem yapıp yazıyorum şuana kadar kritik maçlarda yazmadım ve yenemedik. Ayrıca bu yazı projeyle uraşmaktan bunalan bünyem içinde gayet iyi bir kaçış noktası oldu.
Öncelikle güne iyi haberle başladık Emre'nin maçta oynamayacağı kesinleşti. Fenerbahçe orta sahası şimdi kıvama geldi yoksa orta da bize çok büyük üstünlük kuracaklardı. Selçuk ve Mehmet Topuz'dan oluşan orta sahayada üstünlük kuramıyorsak zaten yenilelim abi.
Sabahtan beri Ntvspor izliyorum, farklı 11'ler dönüyor rijkaard'ın 4-4-2 oynatacağı konuşuluyor. Arda 18'de var ancak 11'de olup olmicağı belli değil. Tek dileğim Servet ve Sarp oynamasın hade eyvallah
Öncelikle güne iyi haberle başladık Emre'nin maçta oynamayacağı kesinleşti. Fenerbahçe orta sahası şimdi kıvama geldi yoksa orta da bize çok büyük üstünlük kuracaklardı. Selçuk ve Mehmet Topuz'dan oluşan orta sahayada üstünlük kuramıyorsak zaten yenilelim abi.
Sabahtan beri Ntvspor izliyorum, farklı 11'ler dönüyor rijkaard'ın 4-4-2 oynatacağı konuşuluyor. Arda 18'de var ancak 11'de olup olmicağı belli değil. Tek dileğim Servet ve Sarp oynamasın hade eyvallah
27 Mart 2010 Cumartesi
Denizli ve Yanlışları
Eskişehir maçında görüldüki Beşiktaş gayet pozisyona girebilen bir takım, dizginleyen ise Denizli. maçın başında yapılan 2 bireysel hata takımı geri düşürünce mecburen değişiklik yapmak zorunda kaldı, bu da maçın gidişatının değişmesine neden oldu, şimdi tutup Denizli büyük hoca derlerse kızarım. Eğer eskişehir o golleri atmasa maç 0-0 da bitebilirdi ya da goller ilk 20 yerine son 20'de gelebilirdi. Neyse Beşiktaş kazandı yarın yenmemiz şart oldu anlayacağınız.

p.s. Serdar Özkan psikolojik tedavi görsün

p.s. Serdar Özkan psikolojik tedavi görsün
Büyükşehir Çalışıyor

Abdullah Avcı'nın takımı şampiyonluğun istanbul'da kalması için şehrine hizmet etmeye devam ediyor. Geçen sezon doludizgin giden Sivasspor'u Sivas'ta yenip Beşiktaş'a yol açan İ.B.B bu sezonda Bursa'yı yenerek hizmete devam etti bakalım İstanbul takımları bunu değerlendirebilecek mi?
Hasagic'in yerine oynayan Oğuz dünkü maçta başarılıydı, şike soruşturması ve 6-0'lık ilk maç takımın motivasyonunu arttırmış

Bursa'lı oyuncular şampiyonluğu kazanmadan şampiyonmuş gibi oynamaya başladılar ki bu insanların gözündeki imajını zedelerse kimse Anadolu'dan şampiyon çıkmasını istemez
Sercan Yıldırım gol çalışması yapsın, bu kadar rahat adam eksilten bir adamın leblebi gibi gol atabilmesi lazım hem kendi için hem de milli takım için
22 Mart 2010 Pazartesi
Forma Satmak İçin Almadık

Sir Alex Ferguson'un son açıklaması başlıktaki gibiydi sözleri ithaf ettiği kişi ise Koreli futbolcuları Park Ji Sung. Tabi United'ın uzak doğudan elde ettiği gelirler ülkemizin en çok gelir elde eden takımı Fenerbahçe'nin tüm gelirlerinde daha fazla olduğu için forma satmak için adam almalarına da pek gerek kalmıyor.
21 Mart 2010 Pazar
Deplasman Deme
Trabzon maçını almamızın ihtimali yoktu zaten takım son 3 deplasmanda 7 puan kaybetmiş üstelik maçı 4.leventte izliyorum. 10 dakikada maçın adamı Onur 3 net pozisyonu çıkartmasıyla bu maçı alamayacağımız perçinlendi, derken Neill ile başlayan Emre ile devam eden hatalar zinciri golü getirdi, amatör takımın yemeyeceği bir gol yedik. Golden sonra baskı kurduk ancak çok laubali şutlarla atakları kendimiz savuşturduk. İkinci yarı başında yine Trabzon gelmeye başladı arka arkaya pozisyonları harcadılar. Ümit geldi atakları sıklaştırdık atak yaptık gol gelmedi mağlup olduk. Rijkaard'ın neden Barış ve Sarp'a 90 dakika sabrettiğini anlayabilen varsa bana da anlatsın
Derbi için Tatil Yok!
Old Trafford'daki maç öncesinde iki takımın tek düşüncesi galibiyet...
Liverpool taraftarı olsam bu kadar kötü geçen bir sezon içerisinde bana teselli olabilecek tek maç OldTrafford'da alınacak bir galibiyet olurdu herhalde, tıpkı geçen seneki gibi alınacak 4-1'lik bir galibiyet tadından yenmez olurdu, üstelik bunu düşünen sadece biz taraftarlar değil Rafa Benitez'de aynı hayali düşlüyor, alınacak bir galibiyet Rafa'nın üstündeki baskıyı hafifletebilir.
Böyle cümleleri Liverpool gibi mazisi zaferlerle dolu bir çınar için söylemek üzüntü verici, çünkü United'ı yenmek şampiyonluğu getirmeyecek sadece Liverpool'un 4. sıraya tutunmasını sağlayacak, üstelik United'ı yenmekle iş bitmeyecek daha oynanacak çok zor maç var UEFA fikstürüde işin içine girince Liverpool'un işi gerçekten zor. Rafa eğer görevde kalmak istiyorsa en azından 4. bitirmeli ve UEFA kupasınıda müzeye getirmeli.
VASATIN ALTINDA KALANLAR
Liverpool son dönemde inişli-çıkışlı bir grafik çiziyor. Wigan maçında sahada yokları oynarken, Porstmouth maçında 6 dakikada 3 gol attılar.
Bu basit örneğin en büyük nedeni bir çok oyuncunun vasatın altında oynaması, defans 4'lüsünden herhangi birini (Ümit'in Carragher seslerini duyuyorum) Galatasaray'a getirseler beğenmem açıkçası. Rafa'nın ipleri köşedeki Dünya kupası ve Stevie Gerrard ve Fernando Torres'in ayağında bir nevi.
Gerrard ve Torres demişken acaba iki oyuncuyu seneye Anfield'da görebilecek miyiz o bile şüpheli? Grame Souness'ın sözleri aklıma geliyor' Oyuncularım Liverpool'dan gitmek istediğinde çok şaşırıyordum çünkü Liverpool Dünya'nın en büyük kulubüydü.' Gerrard'ın gideceğini sanmam ama İspanyol için aynı şeyleri söylemek zor Torres Premier Lig yada Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun gelmeyeceğini hissederse piyasası varken gider.
Derbi öncesine ise ne Torres ne Gerrard damga vurdu Albert Riera'nın 'Rafa gördüğüm en iyi iletişimci değil' sözleri takımın durumunu açıklar nitelikte. Herşeye rağmen bugün oynanacak olan maçta olacak şüphesiz.
Pepe Reina bana göre milli takıma giremeyecek çok kötü bir performans gösteriyor üstelik 2 sezondur bu böyle ne varki Reina'nın son iyi iki maçı hafta içi oynanan Lille maçı ve 4-1 lik United maçı.Karşı tarafta ise Peter Schmeichel'dan sonra United'ın en iyi kalecisi var 39 yaşındaki Van der Saar kariyerini zirvedeyken bitirmek istiyorsa bu maç iyi bir sınav.
Herşeyi konuşmuşken Rooney'i unutamayız Torres sezon başında sakatlıkla boğuşurken form tutan Rooney zirvede ve bu maçta Liverpool'un boş geçiceğini düşünmüyorum.
Liverpool taraftarı olsam bu kadar kötü geçen bir sezon içerisinde bana teselli olabilecek tek maç OldTrafford'da alınacak bir galibiyet olurdu herhalde, tıpkı geçen seneki gibi alınacak 4-1'lik bir galibiyet tadından yenmez olurdu, üstelik bunu düşünen sadece biz taraftarlar değil Rafa Benitez'de aynı hayali düşlüyor, alınacak bir galibiyet Rafa'nın üstündeki baskıyı hafifletebilir.
Böyle cümleleri Liverpool gibi mazisi zaferlerle dolu bir çınar için söylemek üzüntü verici, çünkü United'ı yenmek şampiyonluğu getirmeyecek sadece Liverpool'un 4. sıraya tutunmasını sağlayacak, üstelik United'ı yenmekle iş bitmeyecek daha oynanacak çok zor maç var UEFA fikstürüde işin içine girince Liverpool'un işi gerçekten zor. Rafa eğer görevde kalmak istiyorsa en azından 4. bitirmeli ve UEFA kupasınıda müzeye getirmeli.VASATIN ALTINDA KALANLAR
Liverpool son dönemde inişli-çıkışlı bir grafik çiziyor. Wigan maçında sahada yokları oynarken, Porstmouth maçında 6 dakikada 3 gol attılar.
Bu basit örneğin en büyük nedeni bir çok oyuncunun vasatın altında oynaması, defans 4'lüsünden herhangi birini (Ümit'in Carragher seslerini duyuyorum) Galatasaray'a getirseler beğenmem açıkçası. Rafa'nın ipleri köşedeki Dünya kupası ve Stevie Gerrard ve Fernando Torres'in ayağında bir nevi.
Gerrard ve Torres demişken acaba iki oyuncuyu seneye Anfield'da görebilecek miyiz o bile şüpheli? Grame Souness'ın sözleri aklıma geliyor' Oyuncularım Liverpool'dan gitmek istediğinde çok şaşırıyordum çünkü Liverpool Dünya'nın en büyük kulubüydü.' Gerrard'ın gideceğini sanmam ama İspanyol için aynı şeyleri söylemek zor Torres Premier Lig yada Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun gelmeyeceğini hissederse piyasası varken gider.
Derbi öncesine ise ne Torres ne Gerrard damga vurdu Albert Riera'nın 'Rafa gördüğüm en iyi iletişimci değil' sözleri takımın durumunu açıklar nitelikte. Herşeye rağmen bugün oynanacak olan maçta olacak şüphesiz.
Pepe Reina bana göre milli takıma giremeyecek çok kötü bir performans gösteriyor üstelik 2 sezondur bu böyle ne varki Reina'nın son iyi iki maçı hafta içi oynanan Lille maçı ve 4-1 lik United maçı.Karşı tarafta ise Peter Schmeichel'dan sonra United'ın en iyi kalecisi var 39 yaşındaki Van der Saar kariyerini zirvedeyken bitirmek istiyorsa bu maç iyi bir sınav.
Herşeyi konuşmuşken Rooney'i unutamayız Torres sezon başında sakatlıkla boğuşurken form tutan Rooney zirvede ve bu maçta Liverpool'un boş geçiceğini düşünmüyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










