Ada Futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ada Futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2010 Pazar

Şampiyon Chelsea


Chelsea ligin son maçında evinde konuk ettiği Wigan Athletic'i gole boğarak şampiyonluğunu ilan etti, özellikle ikinci yarıda oynadığı futbolla ilk yarıda eksik kalan rakibine tam 8 gol attı ve bu sezonki 4. 7 farklı galibiyetini aldı. Ayrıca Didier Drogba hat-trikc yaparak 29 gole ulaştı ve gol kralı oldu, ayrıca takım olarak toplamda 103 gol atarak premier lig tarihininde rekorunu kırdı. Kısacası Chelsea bu sezon şampiyon olmak için gereken herşeyi fazlasıyla yaptı, tebrikler Chelsea'e.

2 Mayıs 2010 Pazar

Chelsea Şampi....

Siyahın Zindan Olsun

Beyazın Aydınlık

ELVEDA MEYHANECİ


Rafa Benitez'in işi bu sefer daha kolay, çünkü liverpool takım taraftarları takımlarının Chelsea'e mağlup olmasını istiyorlar

18 Nisan 2010 Pazar

Kaptan

Gary Neville belki çok City derbisi yaşadı
ancak bu sezonki iki maçında yeri onda ayrıdır herhalde

13 Nisan 2010 Salı

Böyle olur 'Kayyuma' kalmış takımın muhabiri



Porstmouth muhabiri takımın kötü gidişatından etkilenmiş olcak ki kendini alkole vermiş herhalde maçı takip etmio, mal mal gülüyor...

3 Nisan 2010 Cumartesi

MANCHESTER UNITED 1-2 CHELSEA

Maçın olduğunu tamamen unutmuşken dayımın Chelsea ne oldu yeğenim 2 oynamıştım deyişiyle ekranın başına geçtim, geçtiğim anda 2. Chelsea golü geldi ofsayt kokan pozisyondan Chelsea farkı 2'ye çıkartmıştı, izlediğim ortamda dönen muhabbet ise aynı hatanın bizim ligde yapılması halinde olacaklar konuşuluyordu. Farkın 2 ' ye çıkmasından sonra Chelsea geriye yaslandı United bastırdı Nani'nin taşıdığı topa Macheda'nın vurmasıyla fark 1'e indi maça tekrar heyecan geldi, ancak Rooney sahada olsa yada Berbatov'dan daha yetenekli bir forvete sahip olsalar eminim maç çok daha farklı olabilirdi. Çabalar yetmedi Van der Saar bile çıktı yetmedi Chelsea çok önemli bir galibiyet aldı bundan sonra şampiyonluk Chelsea'e bağlı. Aslında Mavileri fenere benzetiyorum büyük maçları kazanıp küçük takımlara puan veriyorlar ancak Ancelotti koltuğunda kalmak istiyorsa bundan sonra hata yapma şansı yok.

RESİMLER: SKYSPORTS

21 Mart 2010 Pazar

Derbi için Tatil Yok!

Old Trafford'daki maç öncesinde iki takımın tek düşüncesi galibiyet...

Liverpool taraftarı olsam bu kadar kötü geçen bir sezon içerisinde bana teselli olabilecek tek maç OldTrafford'da alınacak bir galibiyet olurdu herhalde, tıpkı geçen seneki gibi alınacak 4-1'lik bir galibiyet tadından yenmez olurdu, üstelik bunu düşünen sadece biz taraftarlar değil Rafa Benitez'de aynı hayali düşlüyor, alınacak bir galibiyet Rafa'nın üstündeki baskıyı hafifletebilir.

Böyle cümleleri Liverpool gibi mazisi zaferlerle dolu bir çınar için söylemek üzüntü verici, çünkü United'ı yenmek şampiyonluğu getirmeyecek sadece Liverpool'un 4. sıraya tutunmasını sağlayacak, üstelik United'ı yenmekle iş bitmeyecek daha oynanacak çok zor maç var UEFA fikstürüde işin içine girince Liverpool'un işi gerçekten zor. Rafa eğer görevde kalmak istiyorsa en azından 4. bitirmeli ve UEFA kupasınıda müzeye getirmeli.

VASATIN ALTINDA KALANLAR

Liverpool son dönemde inişli-çıkışlı bir grafik çiziyor. Wigan maçında sahada yokları oynarken, Porstmouth maçında 6 dakikada 3 gol attılar.
Bu basit örneğin en büyük nedeni bir çok oyuncunun vasatın altında oynaması, defans 4'lüsünden herhangi birini (Ümit'in Carragher seslerini duyuyorum) Galatasaray'a getirseler beğenmem açıkçası. Rafa'nın ipleri köşedeki Dünya kupası ve Stevie Gerrard ve Fernando Torres'in ayağında bir nevi.
Gerrard ve Torres demişken acaba iki oyuncuyu seneye Anfield'da görebilecek miyiz o bile şüpheli? Grame Souness'ın sözleri aklıma geliyor' Oyuncularım Liverpool'dan gitmek istediğinde çok şaşırıyordum çünkü Liverpool Dünya'nın en büyük kulubüydü.' Gerrard'ın gideceğini sanmam ama İspanyol için aynı şeyleri söylemek zor Torres Premier Lig yada Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunun gelmeyeceğini hissederse piyasası varken gider.

Derbi öncesine ise ne Torres ne Gerrard damga vurdu Albert Riera'nın 'Rafa gördüğüm en iyi iletişimci değil' sözleri takımın durumunu açıklar nitelikte. Herşeye rağmen bugün oynanacak olan maçta olacak şüphesiz.

Pepe Reina bana göre milli takıma giremeyecek çok kötü bir performans gösteriyor üstelik 2 sezondur bu böyle ne varki Reina'nın son iyi iki maçı hafta içi oynanan Lille maçı ve 4-1 lik United maçı.Karşı tarafta ise Peter Schmeichel'dan sonra United'ın en iyi kalecisi var 39 yaşındaki Van der Saar kariyerini zirvedeyken bitirmek istiyorsa bu maç iyi bir sınav.

Herşeyi konuşmuşken Rooney'i unutamayız Torres sezon başında sakatlıkla boğuşurken form tutan Rooney zirvede ve bu maçta Liverpool'un boş geçiceğini düşünmüyorum.

27 Şubat 2010 Cumartesi

Bridge'e ,Terry'e ve Bütün Chelsea'e dair


Maçın bir garip olacağı bahis oranlarından belliydi Chelsea'nin bu kadar açık ara favori gösterilmesi City'i ateşlemiş olsa gerek. Chelsea her zaman ki gibi kontrolü eline aldı ve oynadı Lampard'a golü de attı her şey mavilerin istediği gibi gidiyordu.Ne olduysa bana göre 45. dakikada oldu Arjantinden dönen Tevez golü atınca Ancelotti'nin de kafası karıştı biz izleyenler gibi.
İkinci yarının başında kontra ataktan klasik bir Bellamy golü maçın seyrini değiştirdi artık maviler daha çok risk alıcaktı.
Baskı kurmaya çalıştı Chelsea ama başarılı olamadı 75. dakika da maç fiilen koptu.Belletti ceza sahası içinde topu kaptırdı faul yapmadı ama Hakem penaltı kırmızı kart kombinasyonunu kullanmaya karar verdi Tevez attı maç o anda bitti sonra bir kontra golü daha ve 90. dakika da atılan bir penaltı daha maç böyle bitti.
Teknoloji sağolsun bütün ligleri izliyoruz ve hayretler içine düşüyoruz ya bizim lig çok sert oynanıyor ya da yabancı hakemler penaltı vermeyi seviyorlar..
Böle bir maçtan sonra bile aklımda kalan sahnenin Bridge'in Terry'i görmemezlikten gelmesi ise insan duygularının bir kanıtı galiba...

23 Şubat 2010 Salı

Derbinin ve Haftasonun ardından

Yazmayalı çok oldu dersler, projeler, ödevlerin üstüne iş maçlar felan eklenince yazmaya vakit olmadı yazmadığımız sürece neler oldu bir göz atalım.

1)Beşiktaş 1-1 Galatasaray

Madrid'ten yorgun dönen takım kaybedicek hiç bir şeyi kalmayan beşiktaşın önüne çıktı. Maçı mahalledeki beşiktaşlı abilerimle beraber izledim ve büyük zevk aldım, ilk yarı boyunca beşiktaş tek kale oynadı barış'ın pozisyonu dışında adam akıllı pozisyonumuz yokken beşiktaş sadece nobre ile 2 ve holosko toplamda 3 net golü kaçırdı.İkinci yarı beşiktaşın temposu düşünce atak yapmaya başladık ve kaptanın kendi çabasıyla attığı gol ile öne geçtik ancak amatör bir takımın yapmayacağı bir hata ile golü yedik beşiktaş deplasmanından mağlup ayrıldık.



2)McGrady'nin Knicks ile ilk maçı

Uzun bir aradan sonra mcgradycan sahadaydı 17-10 ile 26 sayı attı 32 dakika oynadı zevk verdi vesselam...



3)Usta'nın doğum günü

Yanında olmasamda içtenlikle kutladım canım ustamın doğum gününü...



4)Fenerbahçe 2-3 Bursaspor

İşte haftanın en mutlu saatleri evde cips kola eşliğinde liderlik nasıl gidiyor diye izlemeye başladım maç 2-0 oldu sonra ümit kardeşim geldi totem yaptık 3 golü attırdık özellikle 3.golde çıldırdık adeta



5)Premier Lig

United yenildi mutluyuz Chelsea galip daha da mutluyuz

9 Şubat 2010 Salı

Drogba versus Rooney



Rooney'de Drogba'da takımları için kilit pozisyondalar. Bu iki oyuncuyu karşılaştıralım bakalım bize göre hangisi daha iyi.

ŞUT
ROONEY:Kariyerinin başında ceza sahasının dışından vuruşları ile adından söz ettirmişti. Dışardan attığı yumruklar yetmiyormuş gibi kendini geliştirerek bitiricilğine bu şutları ekledi.Puan : 9
Drogba: Onun şut yeteneği daha çok tekniğe dayalı bütün açılardan çektiği sert şutlarla kalecilere zor anlar yaşatıyor.Rooney gibi onun da sağ ayağı daha kuvvetli ve Didier frikiklerde Rooney'den daha başarılı.Puan : 10



KAFA VURUŞLARI
Rooney:Tim Cahill'in dediği gibi, Kafa vuruşlarında iyi olmak için uzun olmaya gerek yok.Rooney'de bu özelliğini geliştirmek için çok çalışıyor. Bu sezon kafa ile 3 golü var.Puan: 6
Drogba:1.89 boyu olan bir oyuncudan Chelsea'nin daha fazla kafa golü bulması gerekirdi.Ancak Didier gol atmak için pek kafasını kullanmıyor, daha çok defansına yardım için bu özelliğini kullanyor. Puan:8



OYUNA ETKİ
Rooney:İkinci birisi daha olamaz. Rooney'in hareketleri açtığı boşluklar,takım arkadaşlarına yarattığı pozisyonlar onu benzersiz kılıyor. Puan 10
Drogba: Drogba tek kişilik batarya gibi, top kazanıyor,topu ayağında tutup takım arkadaşlarına pozisyon yaratıyor.Rooney kadar iyi ancak sıcak savaşta defans oyuncularıyla mücadelesi düşmesi eksisi. Puan 8



ÇALIŞMA ORANI
Rooney: Hiç bir zaman bencil olmadı.Sürekli koşan basan pres yapan enerjisini tüm sahaya yansıtan bir oyuncu.Tüm antrenörlerin takımlarında görmek isteyeceği bir oyuncu. Puan : 10
Drogba: Rooney kadar etkili değil her zaman bir ayağının ceza sahası içerisinde olmasını seviyor, bekleri fazla zorlamıyor.Puan : 7



Disiplin
Rooney:Bu konuda Rooney bütün özelliklerinin gerisinde kazanma hırsı o kadar fazla ki duyguları beynini gölgeliyor buda çok fazla kart ve ceza almasına neden oluyor.Puan : 6
Drogba:31 yaşında olmasına rağmen halen olgunlaşamadı Rooney kadar olmasada zaman zaman oyun disiplininden kopuyor. Puan : 7



Toplam
Rooney:41
Drogba:40




Chelsea'li bir gözle yazmama rağmen yinede Rooney daha iyi çıktı bu adam hakikaten Dünyanın en iyisi herhalde :D

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Related Posts with Thumbnails